Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

    Irak’ta İran Destekli Şii Milis Güçlerinin Geleceği ve ABD’nin Rolü

    Irak’ta İran destekli Şii milis güçlerinin geleceği ve ABD’nin bu süreçteki rolü üzerine derinlemesine bir analiz. Bölgedeki güç dengeleri, stratejik etkiler ve olası senaryolar hakkında bilgilendirici bir bakış açısı.

    Irak'ta İran destekli Şii milis güçlerinin geleceği ve ABD'nin bu

    Irak’ta İran Destekli Şii Milis Güçlerinin Durumu

    Irak’ta, hükümetin İran destekli Şii milis güçlerini lağvetme ya da bu milis mensuplarını diğer devlet kurumlarına dağıtma yetkisinin varlığı tartışma konusu olmaya devam ediyor. Irak medyasında yer alan haberlere göre, ABD Başkanı Donald Trump, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’ye özel bir temsilci aracılığıyla ülkedeki İran destekli grupların etkisinin sınırlandırılması ve devlet dışı aktörlerin elindeki silahların kontrol altına alınması gerektiğini iletti.

    Başbakan Sudani, devlet televizyonuna verdiği bir röportajda, “Irak’a birtakım şartlar ve dayatmalar kabul edilemez. Haşdi Şabi’nin dağıtılması için hiçbir gerekçe veya şart bulunmuyor.” şeklinde açıklamalarda bulundu. Sudani’nin, İngiltere’ye yaptığı ziyarette Trump yönetiminin olası yaptırımlarına karşı İngilizlerden “arabuluculuk” talep ettiği de öne sürüldü.

    AA muhabirine konuşan Iraklı siyasi analist Ahmed el-Yasiri, Sudani’nin İngiltere ziyaretinde ABD’nin olası yaptırımlarını önlemek adına bu ülkeden arabuluculuk istediğini ifade etti. Yasiri, “Trump, arabuluculuk kabul eden birisi değil. Belki Putin bunu kabul edebilir. Ancak Trump, dünyayı güçlü kişilerin yönetmesi gerektiğine inanıyor.” dedi.

    Yasiri, Trump’ın pragmatist bir lider olduğunu ve bu doğrultuda bir politika geliştireceğini belirtti. ABD Başkanı’nın yeni dönemde ekonomik çıkarlarına dayalı bir siyaset izleyeceğini savunan Yasiri, Irak’taki Şii partilerin Beşşar Esed rejiminin çöküşü sonrası Orta Doğu’daki taraflarla ittifakın kendileri için zayıf ve endişe kaynağı olduğunu anladığını söyledi. “Sudani, bu süreçte Doğu değil, Batı sisteminin bir parçası olmaya çalışıyor.” diyen Yasiri, Sudani’nin Londra ziyaretinin, hem İran hem de Batı’ya “Irak’ın Doğu’da yaşananların parçası olmadığı” mesajını verdiğini ekledi.

    Irak’taki Haşdi Şabi içerisindeki silahlı milis yapıların siyasi partilere bağlı olduğunu ve bunların hükümeti oluşturan Şii çatı kuruluş “Koordinasyon Çerçevesi”nin destekçisi olduğunu kaydeden Yasiri, “Sudani hükümeti, Haşdi Şabi’nin pratikte lağvedilmesi seçeneğine gitmeyecek ve bu yapılarla karşı karşıya gelmeyi tercih etmeyecek. Devlet, bunlarla karşı karşıya gelirse İran ve Hizbullah ile karşı karşıya gelmiş olur. Sudani, bu yapıları diplomatik dil ve üslupla sistemin içerisinde eritmeye çalışabilir.” şeklinde konuştu.

    Yasiri, bu yapıların Suriye ve Lübnan’daki değişimler sonrası ülke içerisinde güvenliği sağlama gibi bir rolü kalmadığını belirterek, “Bunlar İran’ın desteğiyle Irak dışında Hizbullah gibi yapıların yanında savaşıyorlardı.” ifadelerini kullandı.

    Irak Siyasi Düşünce Merkezi Başkanı Dr. İhsan Şammari de Sudani’nin Londra ziyaretinin Irak’taki rejimi ve iktidarda bulunan İran destekli Şii partileri Trump ABD’sinin olası siyasi ve ekonomik yaptırımlarından koruyamayacağını savundu. “İngiltere, Irak’taki kontrol dışı silahların hamisi olamaz.” diyen Şammari, bunun ABD ile daha çok ilgili bir konu olduğunu ifade etti.

    Şammari, Sudani’nin Londra ziyaretinin rutin bir ziyaret olduğunu ve bunun bölgedeki değişimi İngilizlerle görüşmek için gerçekleştirildiğini kaydetti. “İngiltere, Trump ABD’sinin İran ve Irak’a karşı olası hamlelerinin önünde durmak istemez. Bu mesele ABD ve Irak arasında bir mesele olarak kalacak. Trump, Irak’a karşı baskıcı politikalar izleyecek.” dedi.

    Şammari, Trump yönetiminin silahlı milislere saldırılar düzenleyebileceğini ve bu milislerin silahlarının ABD hedeflerine karşı tehdit oluşturduğunu vurguladı. “İsrail’in de Irak’taki milis yapılara karşı beklenen saldırıları iptal edilmedi ancak ertelendi. Dolayısıyla Trump ile birlikte Irak’taki iktidar partilerine baskılar artacak.” ifadelerini kullandı.

    Şii Silahlı Grupların Sorunu

    Iraklı Siyasi Uzman Kurmanc Yunus, “Musul’un 2017’de DEAŞ’tan geri alınması sonrası Şii milis grupların akıbetinin ne olacağı merak konusuydu. Sudani, Başbakan olunca bu Şii milis grupların hareket alanını sınırlayabilmek, siyasi süreç üzerinde tehdit oluşturmalarını ve hükümetin icraatlarına müdahale etmelerini önlemek için ilk etapta Savunma Bakanlığı bünyesinde yapılandırmaya çalıştı.” dedi.

    Yunus, “Trump’ın göreve başlamasından sonra Irak’ta Şii silahlı gruplar sorunu çözülmelidir.” diyerek, bu grupların en azından Irak ordusu çerçevesinde yeniden yapılandırılması ve kontrol altına alınmasının gerektiğini dile getirdi.

    Yunus, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Bundan sonra İran, ihtiyaç duyduğunda ABD’ye Irak üzerinden mesaj vermek isteyecek. ABD de aynı şekilde Irak üzerinden cevap verecektir. Trump’ın Sudani’ye gönderdiği mektup da İran ile ilgilidir. Irak ise kendini korumaya çalışıyor ve 9 ay içinde bir seçim olacak. Bu süreç boyunca yaşanacak gelişmeler seçim üzerinde etkili olacak. Haşdi Şabi’ye bağlı silahlı gruplar lağvedilir ve ordunun bir parçası olurlarsa Irak’ın gücü de artar ve ekonomi ile kalkınma yolunda da büyük ilerleme kateder.”

    Haşdi Şabi’nin bir karar ile kurulduğunu ancak o dönemki şartlar ile bugün arasında çok fark olduğunu belirten Iraklı uluslararası ilişkiler uzmanı Sersam Halil, “DEAŞ Irak’ta yenildi ve Suriye’de yeni bir durum meydana geldi. Şu an en önemli konu, Haşdi Şabi’nin nasıl tasfiye edileceğidir. Bu uluslararası bir konu ve etkisi Irak’ın içinde yaşanıyor.” şeklinde konuştu.

    Halil, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Haşdi Şabi zayıflatılmak istenirse ekonomik kaynakları azaltılmalıdır. Hem ABD hem İran, Irak’a baskı yapıyor. Bu da Irak’ın siyasi geleceğine etki edecektir. Suriye ve Lübnan’da yaşananların uluslararası düzeyde Irak’a etkisi olacaktır. Sudani şu an ABD ve İran rekabetinde dengeli bir politika yürütmek istiyor. İran’ın baskıları durmazsa Sudani’nin buna karşı duramayacağını öngörüyorum. Sudani bu yüzden diplomatik yollarla çözmek istiyor, çünkü parlamentoda büyük desteği yok ve eğer Şiilerin desteğini alamazsa hükümeti düşebilir. Bu durumda ülke erken seçime gider.”